Yeni Süreçte Yapılması Gerekenler...

Artık Türkiye için yeni bir süreç başladı. Yaklaşık iki yılını iç çekişmelerle ve seçilmiş – atanmış kavgalarıyla geçiren; ve ne acıdır ki bütün bu çekişmelerin neticesinde bir arpa boyu bile yol alamayan Türkiye; son kapatılmama kararının ardından kendini toparlaması gerektiğinin şuurundadır eminim.

 

Tabi yapılması gereken pek çok iş var bu süreçte. Ama bu konuya geçmeden önce uzunca bir müddettir yazmaya niyetlendiğim ama ÖSYM ve onun sevimli sınavları sayesinde bir türlü yazmaya fırsat bulamadığım şu meşhur kapatma davasıyla ilgili birkaç kelam etmek isterim.

 

Anayasa Mahkemesi, daha önceki yazılarımda da vurguladığım gibi hem kuruluşu, hem de verdiği kararlar itibari ile şaibeli bir kuruluştur. Bu mahkemenin verdiği kararlardan menfaati olan antidemokratik oluşumların dışında bütün herkes bu şaibeliliğin ve siyasiliğin farkında. Son kapatılmama kararı da, daha doğuştan sakat doğmuş bu kurumu masum hale getirmemiştir.            Bu kararın ardından “bakın, hani siyasi karar veriyordu; demek ki vermiyormuş” gibi çok yeşilçam tarzı fantastik cümleleri de, “Mahkemenin kararına saygı duymak zorundayız” ifadesini de komik ve gerçek dışı buluyorum… Mahkemenin kararına uymak zorunda olduğumuzu; onsa saygı duymamız gerektiği şeklinde dile getiren bir ifade gerçekçi gelmiyor bana.

 

Bir defa Anayasa Mahkemesi kapatma kararı verse de vermese de; ortada çok vahim bir tablo var. Türkiye’nin kaderini 11 tane atanmış insanın belirlemesine imkan veren düzen zaten başlı başına sakat. İsminde Anayasa bulunduğu halde, bu mahkemenin Anayasa’ya aykırı bir karar vermesi durumunda herkesin eli kolu bağlı bu karara “saygı duymak” (!) zorunda oluşu sakat. “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” gibi bir ilkeyi benimsemiş olan bir milletin meclisinin her an yanlış yapacağı vehimi üzerinden hareketle; millet iradesine Anayasa Mahkemesi ve benzeri kuruluşlar eliyle sürekli “kayıt” ve “şart” düşmek ayırca bir sakat. Hani kayıtsız şartsızdı, hani şeksiz şüphesizdi? “Ama hukuka aykırı olursa; ama yanlış olursa, ama şöyle ama böyle” diye diye meclisin duvarında yazan o koca puntolu yazıyı delik deşik edişimizi bir maharet olarak daha ne kadar sergileyeceğiz? Kimse kusura bakmasın, ama gerçek şu ki; Anayasa Mahkemesi bir darbe sonucunda doğmuş ve daha baştan kurulurken amaçlı kurulmuş; ve sanki sorgulanamaz bir cumhuriyet kazanımıymış gibi millete sunulmuş siyasi bir kuruluştur.

 

İşte tam da burada; artık Türkiye’nin önündeki bu süreçte neler yapması gerektiği bahsi üzerinde durmak isterim. Evet, Türkiye ve özellikle iktidar, bu süreçte bazı dersler aldı muhakkak. Özellikle “o kadar milletvekiliniz var, niye bir şey yapamıyorsunuz” diyenler de bazı şeyleri açık net görmüştür. Mevcut sistemin, meclisin dışında bir bürokratik anlayış ağırlığında yönetildiğine, ve bu bürokratik yapının siyasetin elini kolunu nasıl bağladığına herkes şahit olmuştur. İktidar da, eğer Türkiye’de demokratik bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini söylüyorsa, elbette ki neler yapması gerektiğini az çok bu süreçte görmüştür.

 

Ben birilerinin aksine diyorum ki, hayır; bu süreç demokratik reformları durdurmamalıdır. “Aman, artık bir müddet bunları konuşmayalım” diyenlerin düşündüğü gibi düşünmüyorum. Bu ülkenin artık her an kapatılmalarla, her an darbelerle uyanma korkusu yaşamaya artık tahammülü kalmadı. Yeni bir sivil anayasa çalışması, artık Türkiye için vazgeçilmez oldu. Bu Anayasa’da artık Meclis dışı kurumların –buna cumhurbaşkanı da dahil-  üstünlüğünü azaltacak veya bitirecek; tarih ve Millet vicdanında hesap verecek olan meclisin yetkilerini artıracak demokratik açılımlara acil ihtiyaç var. Darbelerin önünü kesecek düzenlemelere acil ihtiyaç var. Bu ve benzeri daha pek çok değişikliğin, önümüzdeki bu dönemde yapılması  gerektiğini şiddetle savunuyorum.

Sonradan yapılmış yorumlarla, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet’i ve onun egemenlik anlayışını delik deşik eden düzenlemelerin varlığı, bu ülkede hem cumhuriyetimizi, hem demokrasimizi hem de dünyadaki itibarımızı zedeliyor. Umarım, bu düzenlemeleri hızla yapacak cesareti gösteririz…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !